Bu İktidarın Suriye'de Okul Yapmaya Parası Var Kendi Milleti'ne Yok
08 Şubat 2025 14:13

Bu İktidarın Suriye'de Okul Yapmaya Parası Var Kendi Milleti'ne Yok

Genel Başkan Yardımcısı Suat Özçağdaş, İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan'ın da katıldığı programda, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, 29 Ekim Kadınları Derneği, Eğitim-Sen, Eğitim-İş, Veli-Der ve Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası temsilcileri bir araya geldi. Programda eğitim sorunları masaya yatırıldı, çözüm önerileri tartışıldı.

Fatma Kaplan Hürriyet, konuklarını selamlayarak konuşmasında, “Eğitimde onlarca sorunumuz var. Her yeni bakanla birlikte farklı politikalar uygulanıyor. Bu durum, öğrencilerimizi ve öğretmenlerimizi olumsuz etkiliyor. Başkan Yardımcımız Suat Özçağdaş, sizlerle bu konuları değerlendirecek.” ifadelerini kullandı.

"Eğitim-Sen Aile Başkanı Ayda Işık:"

"Okullarla ilgili devam eden sorunların hiçbiri tamamlanmadı. Yıkılan okullarımız ile ilgili Milli Eğitim Bakanımız ile görüştük. 1999’da yıkılan okullarımızın yapılması için bir hayırsever bekliyoruz," dedi.

"Eğitim için de ayrı bir bütçe ayrılmalı. Okullarda özellikle yangın merdivenleri yok. Benim okulum 2019’da yapıldı ve hâlâ bir yangın merdiveni yok. Öğrenci sayıları çok fazla, özellikle bazı okullarda sabahçı-öğlenci sistemi uygulanıyor. Ödenek olmadığı için okulların bakımlarını ve eksiklerini tamamlayamıyoruz. Bu yüzden çocukların biyolojik saatleri de bozuluyor. Pedagojik açıdan çocuklara hiç uygun olmayan videolar izletildi.

Okullarda hijyen açısından birçok sorun yaşandı ve hâlâ çözülmüş değil. Birçok okulda gerekli temizlik yapılmıyor. Velilerden bağış alınarak temizlik yapıldı. Bunun sonucunda birçok öğretmen ve yönetici, velilerden bağış topladığı gerekçesiyle şikâyet edildi.

Ayrıca yatılı okullardaki rehber öğretmenlerin sayısının da artırılması gerekiyor. Kocaeli’de çok görülmüyor ve duyulmuyor, ama meslek liselerinde çok fazla şiddet olayı yaşanıyor. Bu şiddet olaylarının üzeri örtülüyor. Ancak mücadele hattının bu yönde doğru kullanılması gerekiyor," ifadelerini kullandı

"Özel Sektör Öğretmenler Sendikası Başkanı Bilal Akkurt:"

"Maalesef bugün geldiğimiz noktada, kamuya atanamayan öğretmenlerimizin özel sektörde çalıştıklarını biliyoruz. Bir anket sonucuna göre, 30 bin TL altında maaşla çalışan öğretmenlerimiz var. 2014’te kaldırılan taban maaşın yeniden getirilmesini istiyoruz. Eşit ücret politikası ile devam etmek istiyoruz.

Şu an mevcut olan torba iş kolunun kaldırılmasını talep ediyoruz. Maalesef öğretmen olarak bile kabul edilmediğimiz bir iktidar ile başbaşayız. Biz de kamusal eğitimden yanayız."

"Eğitim-İş Sendikası Başkanı Ersin Tolga Başbay:"

"Mustafa Kemal Atatürk'ün dediği gibi cehaletle olan savaşı başlatmış olduk. 20-25 yılda çok büyük bir gerileme içindeyiz. Gelişen dünya, atılan teknoloji adımları ama maalesef biz demir çağını yaşıyoruz.

İlimizdeki sorunlar, özellikle ikili eğitim, çok fazla. İkili öğretimin durdurulması için gereken çalışmaları yapıyoruz, fakat okul sayısı yetmiyor. Yetmeyince özelleştirmeye gidildi. Özel okul sendikalarının başkanı da burada ama ben tamamen kamusal eğitimden yanayım.

Mesem bir yolsuzluk aracı haline geldi. Maalesef burada büyük paralar başka yerlere aktarılıyor. Bir yılda bir milyon 221 bin öğrenci ortaokul ve lise eğitimini bırakmış durumda. Açık lisede azalma var, yüzde 47. Okullarımızda maalesef baskı ve mobbing, keyfi uygulamalar çok fazla. İdarecilerimiz bu konuda ne yapacaklarını şaşırmış durumda. Siyasilerin isimlerini kullanarak baskı uyguluyorlar.

Okullarımızda güvenlik sorunu da çok fazla. Kendi başına gelen olayı anlatan başkan, bir vakfın kitap sattığını ve kitabı para ile satmasına müdahale ettiklerini belirtti. Maalesef burada yetki ve mücadele yok. Proje okullarında hiçbir kriter yok. Sorunlarla ilgili raporumuzu da teslim edeceğiz," ifadelerini kullandı.

"Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Başkanı Meral Dönmez:"

"Bizler sivil toplum örgütleri olarak, neler yapılabileceğinin peşindeyiz. 2017 yılında Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ve Atatürkçü Düşünce Vakfı adı altında 25 sivil toplum örgütü vardı. Bu sorunlar orada da biliniyordu. Bu umutsuzluğa karşı ne yapabileceğimizin peşindeydik. Bizler bir araya gelmekte sıkıntı yaşıyoruz. Bazı sivil toplum kuruluşlarında içimizde aykırılıklar oldu.

Bugün imam hatip ve fen okulları olsun, bu okulların kalitesi düşürüldü. Biz, Çağdaş Yaşam olarak her anlamda eğitim kurumlarını destekliyorduk. 2013 yılından bu zamana kadar etkinlikler düzenliyorduk. Kadınlar ve gönüllülerinden de katılımlar oldu. Kadınlara ve çocuklara yönelik çalışmalar yapıyoruz. Biz kadınlar ve çocuklar da pozitif değişimi gözlemliyoruz.

Yenidoğan Mahallesi'nde özellikle çocukların madde kullanımı, kız çocuklarının eğitimden alıkonulması gibi sorunlar mevcut. Bununla ilgili ne yapılabilir, en iyi planlarla bu kötü gidişatı durdurmamız gerekiyor.

Günümüzde yapay zekâ ve teknolojilerden söz ediliyor ama biz hâlâ okuma yazma ile uğraşıyoruz. Daha çok insana dokunmak için biz, halk eğitim merkezlerine destek verilmesini istiyoruz. El birliği, güç birliği yapmalıyız," ifadelerini kullandı.

"29 Ekim Kadınları Derneği Başkanı Gülşen Müstecaplıoğlu:"

"Çözümlerden önce sorunları konuşmalıyız. İktidara gelmeden bu sorunları çözemeyiz. Önce sandık diyorum. Ben yaşlanmadım, yaş aldım. Hikmet Başkanım ile de çok güzel çalışmalar yaptık. 2 tane kız yurdum vardı. Hangi belediye geldiyse yalvardık, yapamadık. 

Önce anneler eğitilmeli. Anneler eğitilmedikçe bir şey yapamayız. Taşımalı eğitim ve köy öğretmenlerinin olması için önce iktidar olması lazım. Bize uygun belediyelerde çalışmak istiyoruz, Türkiye çapında sivil toplum örgütü olarak. Bize destek verin, söz veriyorum çok çalışacağım. Şikayet istemiyorum, şikayetleri yok edelim istiyorum."

"Eğitim Kültür Sanat Derneği Başkanı Sevilay Yılmaz:"

"Meslek liseleri alanında gelişmek istiyoruz. Yapay zekâ dönemindeyiz fakat neyin doğru olduğunu bilmediğimiz bir dönemdeyiz. Okullarda tartışma ve münazara kültürü elimizden alındı. Okullarda veliler ve öğrenciler için eğitimler verilmeye ve bir şeyler yapılmaya çalışılıyor. Teşviği nasıl yaparız, bunun derdindeyiz. Çocuklar ve gençlerin sosyal alanlara ihtiyacı var. Sanata ve spora yönlendirmeliyiz."

"Veli Derneği Genel Başkanı Ayşe Irmak:"

"Derin yoksulluk ağı içinde sıkıntılarımız çok büyük. Okul öncesi çocuklarımıza beslenme ile ilgili sivil toplum kuruluşları ile çalışmalarımızı sürdürüyoruz. ÇEDES adı altında, iktidara yakın olan okul müdürümüz ve öğretmenlerimize yakın olan ÇEDES adı altında, bizim haberimiz olmadan çocuklarımızı farklı salonlara götürüp dini eğitimler veriyorlar. Tüm bunlar bizim dışımızda gelişiyor. Mesemler bizim büyük sorunumuz. Çocuk işçiliğe özendiriliyor, çocuklarımızı kaybediyoruz. Biz veliler olarak, derin yoksulluk ağında sıkıntı çekiyoruz. Kocaeli özelinde istediğimiz şey ise, iktidara yakın oldukları için il ve ilçe müdürleri okula direkt yazı gönderdikleri için sorunlar yaşıyoruz. Okullarımıza gelen ödenekler sağlanırsa, çocuklarımızın hijyen ve temel beslenme ihtiyaçlarının karşılanmasını istiyoruz."

"Diploma Ve Denklik Mağdurları Derneği Başkanı Ahmet Özdemir:"
Sayın genel başkanımla birçok sorunu konuştuk. Iktidarda sorunumuzu çözecek kişi yok inşallah iktidar da Suat beyin olmasını istiyoruz o zaman sorunlarımızın ve denklik sorunlarının da çözüleceğini düşünüyorum. Ifadelerini kullandı.

"İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet:"

"Bizler yöneticiler olarak, eğitimde eşitlik adı altında çok fazla çalışıyoruz. Ne yazık ki, hükümet yetkilileri kurumları siyasi bir sopa olarak kullanıyorlar. Bizler, kadınlara ve çocuklara yönelik çalışmaları hayata geçirmeye çalışıyoruz, fakat her seferinde bir engel ile karşılaşıyoruz. Her öğün bir çocuğa bir yemek vermek için 4 yıldır mücadele ediyoruz. Sorunlar ile ilgili protokol yapılacak diye söz verdiler, fakat hâlâ yapılmadı. 6 yıldır yemek, temizlik ve hediye vereceğiz çocuklara, onların bilgilerini bile alamıyoruz. Okullara bile alınmıyoruz. Günlük 10 binin üzerinde yemek çıkan meyve ve yemekleri paketleyip, kendi personelimiz ve araçlarımızla, 4 okul müdürünün cesareti ile 4 okula sunabiliyoruz. Dün okulun birine baskı oldu ve 3 okula düştük. Yaz aylarında okullar kapalı oluyor, o bölgede yaşayan çocuklara etkinlik yapalım diyoruz, Milli Eğitim bizim kullanmamıza izin vermiyor. İmar planı olmadan okul inşa ediliyor. Biz bunu muhalefet ettiğimiz zaman, ‘Siz okula karşı mısınız?’ diyorlar. İmarsız, kontrolsüz okul yapılıyor. Geçtiğimiz günlerde fay hattı üzerinde okul alanı tanımlandı. Çocuğu, aileyi önemsemeyen bir düşünce ile mücadele ediyoruz. Günde bir öğün üniversite öğrencilerine, ‘Anne Eli’ adı altında üniversite öğrencilerimize yemek veriyoruz. Biz bu hizmetleri tanıtmak için üniversiteye giremiyoruz. Üniversite içine çorba, akrabalarımızı sokamadık, çorba bile siyasi görünüyor. Rektör ile görüştüğümde, ‘Tamam, siz getirin, bizim ekibimiz dağıtım yapsın,’ diyor. Öğrenci yurdumuz var, 6 yıldır TÜGVA'dan almaya çalışıyoruz, TÜGVA bu yurt üzerinden çok ciddi para kazanıyor. Bu vesileyle, CHP yerel yöneticiler olarak, siyasi ayrımcılığa ve sınıfsal davranışlara şahit olduğumuzu üzülerek belirtiyorum. Okullar, kantinlerden gelecek paralara ihtiyaç duymamalı. Tüm bu sorunları dikkatinize sunuyorum."

"CHP Milletvekili Mühip Kanko:"

Tabii, bugün burada aslında Kocaeli'ye özgü sorunlar için geldik ama Kocaeli, Türkiye'nin maketi; herkesin sorunlarını dinleyerek hafıza oluşturuyoruz, herkesin sorunlarını dinleyerek çözüme ulaştırmayı hedefliyoruz. Gaz atomları, gaz parçaları gibidir, öğrenciler onları kontrol etmek çok zordur. Bu yüzden gerekli güvenlik önlemlerinin alınması gerekiyor. Biz eskiden 4 km yolu yürüyorduk, ama bugün Türkiye'de büyük bir güvenlik sorunu var. 580 tane okul fay hattının üzerinde ve ne yazık ki bu Kocaeli'de önemli bir vurgu yapmamız gereken, yaklaşan İstanbul depremi için gerekli baskıyı yapmamız gerekiyor. Mesele siyasi üstü bir meseledir, bu konuda platformlar oluşturup sivil bir baskı oluşturmak gerekiyor.

"CHP İstanbul Milletvekili Genel Başkan Yardımcısı Suat Özçağdaş:"

"17 Ağustos 1999 yılında yaşadığımız acı olaylardan maalesef hiç ders almamış illerimizden biri Kocaeli. Özelde Kocaeli'nin geçmişte çok başarılı sosyal demokrat ziyaretçileri oldu; Leyla Atakan başkanımız, Hikmet Eren Kaya başkanımız ve diğer belediye başkanlarımız çok büyük hizmetler verdiler. Kocaeli'nin en büyük sorunu, bir AKP karanlığı içinde yaşıyor olmasıdır. Atatürk eğitimden bağımsız, şanlı, yüksek bir toplum olarak yaşatır ya da esaret ve sefaletle mahkûm eder, diyor Kurtuluş Savaşı sırasında bir eğitim kongresi düzenleyerek eğitimi aslında Türkiye'nin en temel sorunu olarak gören ve geleceği de kuracağımız alan olarak tespit eden bir bakış açısı vardır. Türkiye'de bugün yaşadığımız sorunların tamamı eğitim sisteminden kaynaklanıyor. Son 23 yıllık Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı da bunun zirvesini oluşturmaktadır.

Korkunç bir gelir dağılımı eşitsizliği içinde, bakın aslında Türkiye'de para var, aslında Türkiye'de kaynak var, insan var, güç var ama bu çok kötü dağıtılıyor. Ve buna itiraz edilmemesi için iktidarın itaatkâr, kanaatkâr bir eğitim sistemine ihtiyacı var. Cumhuriyetin felsefesi, fikri hür, vicdanı hür nesiller yetiştirmektir. Cumhuriyetin felsefesi budur. Bu iktidara, soru sormayan nesiller lazım. Türkiye insanı, bir partinin siyaset programı marifetiyle değil, artık kimsenin kullanmadığı bir kelime olan 'maarif' kelimesiyle eğitiliyor. Sağcısı, solcusu, topçusu, popçusu kimse kullanmıyor; herkes eğitim kelimesini kullanıyor. Önerdikleri şey bir model değil, eğitim programı. Hangi ihtiyaç analizine göre yazdınız diyorum, cevap yok. Kaynakçası var mı diyorum, cevap yok. Peki bunun pilotunu yaptınız mı diyorum, cevap yok. Bu beceriksiz bakan döneminde şu an itibariyle 2 okul öncesi programı var. Yusuf Tekin'e soruyorum, neden iki program var? Dut yemiş bülbüle dönmüş. Yurtdışından fon almışlar, iptal edemiyorlar.

Adalet ve Kalkınma Partisi, kararsızlar partisi. Seçime giderken gençler, 'Bize oy verin, biz mülakatı kaldırdık,' dedi. Seçim bitti, Yusuf Tekin geldi, 'Mülakat kalmayacak.' 1 milyon atanamayan öğretmen var, utanmadan söz vermişsin, 'Yapmayacağız' diye, şimdi de mülakat gibi mülakat yapacağız diyorsun. Ben de 'Yapamazsınız' dedim, buna jurinin karar vermesi gerekiyor. 1600 tane vatan evladını, yandaş jurilerle mağdur ettiniz. Emekli sayısı kadar öğretmen alacağız, 23.670 kişi emekli olmuştu, 20 bin kişi aldılar, bunda da verdikleri sözü tutmadılar. İfadelerini kullandı.

 

Güncelleme: 09 Şubat 2025 13:27
BENZER HABERLER
kaan uçar masaüstü
X